Şiir | Edebiyat | Sanat

Hangi Yıldızı Arıyorsun

Hangi yıldızı arıyorsun?
Gökyüzünün uçsuz bucaksızlığındaki yıldızı mı? Yoksa kendi içinde seninle buluşmayı bekleyen ışıltıyı mı? Hangisini?
Hayatta hep diğer önemli şeylere odaklanarak asıl önemli olanı bir türlü sıraya koyamıyoruz. Dış uyaranlar o kadar yoğun ki içimizdeki hakiki uyarıcıyı algılamıyoruz. Yoğunluk hep dışarıya odaklı oluyor. Dışardaki yıldıza. Dışardaki gökyüzüne…
Oysaki olmakta olan her şey kutsaldır. Yaradanın ışığıyla kaplıdır. Olmakta olan her şey hem dışarda hem içeride olmaktadır.
İllüzyonların içinde kaybolursak hakikatimize uyanamayız. Dışardan sürekli bilgi talep etmekle var olamayız. İçerdeki hakiki ilimle gark olmalıyız. Peki bunu nasıl başaracağız?
Bazı dönemler her şey o kadar tekdüzde gitmektedir ki seni robotik düzenden çıkaracak bir güç gereklidir.



Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız: Ayperi Ferda Oral


Bir endişen varsa uykun kaçmış demektir. Ve bu iyi bir şeydir. Seni tetikte tutar.
Rahat rahat koltukta otururken birisi avazı çıktığı kadar “Deprem var!” diye bağırdığında zıplar kalkarsın değil mi? İşte asıl sorun senin içinde her an olmakta olan depremi farketmemiş olmandadır.
Sen mışıl mışıl uyumaktasındır ve uyanık olan bilge seni sarsar. Öyle şeyler söyler ki yerinden sıçrarsın. O yine de senin tekrar dalacağını bildiğinden yüzüne bolca su çarpar. Ne olduğunu şaşırırsın. Ama bitti mi sanırsın? Bitmez. Sen öyle kolay kolay uyanmazsın. Her an yatağına gitme eğilimin vardır. Bilge bunu bilir. İşte bu sebeple bu kez de kafandan aşağı buz gibi suyu boşaltır. Hatta suratına bir tokat atma olasılığı muhtemeldir. Ve bu böylece devam eder gider.
Sen o kadar karmaşık bir illüzyonun içindesin ki ne sarsılarak ne yüzüne su çarpılarak uyanabilirsin. Bilge her şeyin farkındadır. İşte o yüzden gölgesini takip edeceğin, nefesiyle nefesleneceğin bir rehberin olması icap eder ve onunla çok vakit geçirmen gerekir.
Ama bu her zaman mümkün olmayabilir. Onunla aynı ortamda olmak nasibin ölçüsündedir. Bazen aylardan sonra sadece beş dakika görüşme şansın olur. O beş dakika var ya o beş dakika içinde evrenleri barındırır. O senin ölü zihniyetinden.
Onunla aranda bir iplik kalınlığında bağlantı bile varsa ölü zihin hapishanesinden kurtulmaya meyletmişsin demektir. Ve bu senin kozandan çıkman, hayata yeniden doğman için tek şansındır. Bunu böylece bilesin.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı