Blog

Hukuk Dili Hakkında Düşünceler

Hukuk dili ve adli yazışmalar - terminolojisi gibi konular hakkında edebi bir metindir..

Hukuk en genel tabiriyle insanlar ve devletler arasındaki ilişkileri düzenleyen, bu ilişkilerdeki hareketleri usulüne uygun kısıtlayıp genişleten normatif kurallar bütünüdür.

Arapça kökenli bu kelime aslında hak kelimesinin çoğuludur.

Hukuk kelimesini ilk duyduğumuzda çağrışım yoluyla aklımıza adalet kelimesi gelir.
Adalet ise; kendi içerisinde tutarlı, aynı koşullarda aynı şekilde eşit olmayı; bunun bozulması halinde haklıyı ve haksızı ayırt edip öncelikle hakkı korumayı hedeflemektir.

Böylesine ciddi iki kavramın insan hayatına da doğal olarak etkisi büyüktür. Hukuk kuralları doğrudan toplum; insan ve devlet açısından ilişkili olduğundan bu kuralların içerdiği dil saydıklarımdan hepsini ilgilendirmektedir. İşte bu yüzden kullanılan dil ve anlatım tarzı da bu üçü için ortak paydada birleşmelidir.
Konulan kuralların toplumun sadece bir kesimi tarafından anlaşılması ya da ciddi anlamda eğitim alınmadan anlaşılmaz olması adaletin de sekteye uğramasına yol açmaktadır.
Adaletin sekteye uğraması da bilindiği üzere toplumun ve devletin bozulmasına sebep olmaktadır.

Nitekim Konfüçyüs’e sorulan bir soruda devlet yönetmek için göreve çağırılsan ilk işin ne olurdu diye sorulmuştur. O da dili gözden geçirmek olurdu şeklinde cevap vermiştir.

Bir hukuk devletinin yasalarla yönetildiğini düşünürsek Konfüçyüs’ün ne kadar haklı olduğunu anlarız.

Esas değinmek istediğim husus da aslında burada başlıyor. Yasalar insanlar ve toplumlar için düzenleyici bir rol üstlendiğinden doğrudan tüm bireyleri ilgilendirmektedir. O halde insan kendini ilgilendiren bu önemli kuralları doğal olarak anlamak ve kullanmak ister. Ancak; yasalar oluşturulurken kullanılan dil genellikle yabancı kelimelerden ve karmaşık yapılı cümlelerden oluştuğundan yasalar halka intikalini tam anlamıyla gerçekleştirememektedir. 

İnsanlar kendi haklarını tam olarak bilmediği ya da bir türlü anlayamadığı için sorunlar artmaktadır. Düşünün ki; bir sebepten bir konu hakkında hakkınız var ve siz bunu bilmiyorsunuz. Daha da kötüsü bilseniz bile kendiniz bu hakkı savunamıyor ve üçüncü bir kişiye ihtiyaç duyuyorsunuz. Bu durumda adaletin sağlanması çok güç bir hale gelir.

İşte bu yüzden kurallar çok basit ve anlaşılır olmalıdır. Herkes kendi hakkını en azından belli oranda savunabilmelidir. Hukuk Düzeninin herkesin anlayacağı bir şekilde yazıya geçirilmiş olması ve adaletin sert ve kesin cümlelerle tek defada sağlanması hedeflenmelidir.

Bahsettiğim karmaşıklığın ve anlaşılmazlığın tespiti için; anlattıklarımın daha iyi kavranabilmesi için anayasa üzerinde sadeleştirme çalışması yapan Dr. Yıldırım M.RAMAZANOĞLU’nun “FARKLI BİR BAKIŞLA ANAYASA GERÇEĞİ” adlı eserinin incelenmesi tarafımca tavsiye edilir.


Yazar: Emre Taş


Bu konuda hazırlanmış ders videolarına da ayrıca göz atabilirsiniz:

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı